RUMELİSİAD RUMELİSİAD

SEDAT ATKIN

KAPİTAL KARDEN YMM A.Ş

Faaliyet Alanları

TEMEL FELSEFEM: ‘ÇALIŞ, ÖĞREN, ÖĞRET’

Bazıları vardır daha anlatmadan gözlerinden anlatacaklarının heyecanını hissedersiniz, bazıları vardır çalışmayı iş değil de gönül borcu olarak görürler, bazıları vardır ki her cümlesinde tecrübesinin akan terini silesiniz gelir, hele bazıları vardır ki bunların hepsini tek kalemde toplar, çarpar, böler geriye de karşısındakilerde sonsuz bir saygı bırakır. İşte Sedat Atkın’la olan sohbetimizin özeti tam olarak buydu. Yeminli Mali Müşavir Sedat Atkın’la dünden bugüne meslek hayatını, yoluna ışık olanları ve bugünü konuştuk.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

İznik doğumluyum, liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde bitirdim ardında da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye bölümünden 1978 yılında mezun oldum. Sınavları geçerek Maliye Bakanlığında hesap uzmanı muavini olarak profesyonel iş hayatıma başladım. 3 yıl sonra ise sonra yeterlilik sınavını vererek hesap uzmanı oldum. Daha sonra Sezai Türkeş-Fevzi Akkaya grubuna Mali İşler Müdürü olarak transfer oldum. 1983 yılından 1997 yılına kadar özel sektörde Mali İşler Müdürlüğünden başlayarak Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğine kadar muhtelif kademelerde yönetici olarak çalıştım. Bu arada da 1987 yılında Sezai Türkeş tarafından her türlü ihtiyacım finanse edilerek 10 aylığına Londra’ya dil eğitimi için gönderildim. Eğitim hayatım boyunca Fransızca eğitimi almıştım ancak özel sektör İngilizceyi kabul ettiği için bu süreç benim hayatım için önemli noktalardan biri oldu. 1997 yılında Yeminli Mali Müşavir olarak kendi ofisimde çalışmaya başladım. Bu sürecin de 25 senesini İstanbul’da geçirdim ancak hayatımızın yarısı yine Bursa’ydı dolayısıyla İstanbul’da yaşanmaz olunca 2003 yılında Bursa’ya tamamen dönmeye karar verdim. Mevcut işim dışında 6 seneye yakın üniversitede misafir öğretim görevlisi olarak muhasebe programlarında ders verdim, gazetelerde köşe yazıları yazdım. Bugün ise, dünyanın 6. büyük, tüm dünyada yaklaşık 700 civarı ofisi olan, 40 bin kişilik bir network ile hareket ettiğimiz denetim firması RSM International’ın Türkiye üyesi olarak Bursa şubesini birlikte yürütüyoruz.

RSM International ile birlikte bu işi yürütmeniz rakiplerden sizi nasıl ayırıyor?

Bizim Bursa merkezli işlerini yürüten pek çok farklı sektörden müşterimiz var. Ancak bu danışanlarımıza sadece Bursa yerelinde hizmet vermek yetmiyor. Dünyanın neresine giderse gitsin bizimle ilgili bir işi varsa onu da çözebilmeliyiz. Danışanlarımızı gittikleri ülkelerde karşılayan, onlar için hazırlıklarını yapan çok donanımlı ekiplerimiz var. Network her şeydir o yüzden RSM International ile biz bu networkü doğru kullanıyoruz.

Bursa’da sizin alanınızda bu ölçekte hizmet veren diğer oluşumların işleyişi nasıl?

Bursa’da hizmet verenlerin bir bölümü İstanbul merkezli firmalar, bir bölümü de bizim gibi uluslararası bağlantıları olan firmalar. Her birinin kendilerine göre artısı-eksisi vardır sonuçta bu bir ekip işi.  Türkiye’deki şirketlerin yapısı değişiyor, önceden lokal hareket edebiliyordunuz ancak artık pek çok şirket yabancı sermayeli ortaklıklara giriyorlar ya da yurt dışındaki şirketlerin Türkiye şubesi olmak için girişimlerde bulunuyorlar. Bu yapıdaki şirketlere hizmet verebilmek için klasikleri aşmanız lazım. İşte o noktada da biz farklılaşıyoruz diye düşünüyorum.

Bildiğimiz kadarıyla eğitim ayağınızla da oldukça güçlüsünüz. Kimlere, nasıl eğitimler veriyorsunuz?

Benim prensibim şudur bir şirketle çalışıyorsam oradan ayrıldığımda arkamda bir iz bırakmam gerekir. Orada çalışan personelin yükselmesini, daha kaliteli olmasını görmem gerekir. Dolayısıyla da çalıştığımız firmalarımıza ihtiyaca özel ya da standart eğitimleri mutlaka veriyoruz. Onun dışında yakın zamanda eğitimle ilgili konuda farklı bir şirket yapılanmasını daha başlatıyoruz. Bu yönüyle sadece çalıştığımız firmalara değil, sadece eğitim hizmeti almak isteyen müşterilerimize de ulaşabileceğiz. Bugün bu tarz eğitimler İstanbul ağırlıklı gidiyor ancak bu ne kadar sağlıklı tartışılır. Daha fazla maliyet, daha fazla zaman kaybı ile çözüm üretilmeye çalışılıyor. Kurduğumuz bu şirketle birlikte kayıpları sıfırlayacağız.

Daha önce üniversitede de ders verdiğinizden bahsettiniz. Gençler ne durumda, bu mesleğe yeteri kadar hazırlar mı?

5-6 yıl üniversite muhasebe programları dersi verdim ve üzülerek belirtiyorum ki orada şunu gördüm maalesef maliye-muhasebe bölümlerinde okuyan ancak bugün kurumlar vergisi beyannamesi görmemiş gençlerimiz var. İşte o yüzden bizler gibi bu işin içinde uzun yıllar geçirmiş olanların geleceğimiz olan gençlere gerek iş hayatının içinde gerekse öğrencilik dönemlerinde destek olmaları gerekiyor. Ben bunu bir borç olarak görüyorum ve inanın ders verdiğim dönemde ücret almadım, verdikleri zaman da onu öğrencilere burs olarak geri yatırdım. Sadece teknik bilgi değil bahsettiğim elbette, rol model de olmalısınız her yönden. Gençler okulu bitirdiği gün ne yapmayı planlıyor, onu uygulamak için kendine ne gibi vasıflar katmalı, hangi özelliklere sahip olmalı bunları bilip daha okurken bu eksiklerini tamamlaması gerekiyor. Gençler bu ülkenin gücü, biz de bildiklerimizi öğretelim ki bırakalım başka yerlere de taşısınlar bildiklerini.

Mesleğiniz stajı dahil doktordan çok okuyan ama hayat kurtarmayan, bir hukuk fakültesi mezunu kadar hukuk bilen ama avukat sayılmayan bir alan bu bağlamda mali müşavir olmayı planlayan gençlere ne gibi önerilerde bulunursunuz?

Olmazsa olmazlar nelerdir bu meslekte? Genç arkadaşlara üniversite ders verdiğim zamanlarda ilk gün kendimden örnek vererek anlatırım ve her zaman şunu söylerim: Üniversiteyi hangi alanda bitirirseniz bitirin aldığınız diplomanın yanına yabancı dil sertifikasını koymak zorundasınız. Bu bir tercih değildir, günümüz iş dünyası dil bilmiyorsanız sizi vasıfsız kabul eder ya da istediklerinizi size vermez. Onun dışında tamam bölümü seçtiniz okuyorsunuz ama o bölümden mezun olanlar ne iş yapabiliyor, o iş için gerekli sınav var mı, zorluk derecesi ne, meslek örgütü var mı, neler yapıyorlar? Bu konuların hepsini araştırmalılar. Yeminli mali müşavir olmak isteyenler ise en az 13 -14 senelik eğitimi hedeflemeliler ve özellikle devlette çalışmayı düşünüyorlarsa sınavların pardonu olmadığını bilmeleri gerekir. Ve tabi en önemlilerinden biri de heyecanı hep korumak. Hayatınızın önceliklerini belirlemelisiniz ve bunun için ne fedakarlıklarda bulunacağınızı da bilmeniz gerekir. Farkını öne çıkartan her daim kazanır. Bilgisayar kullanımı, dil ve onlara verilen imkânı kullanmayı bilmeliler. Mesai saati kavramı ile ilerlerseniz bugün neredeyseniz 10 sene sonra da orada olursunuz. Oysa gençler bugün bu noktadayım, 10 sene sonra direktör olmalıyım diyerek bunun için ne yapmak durumundayım sorup, ona göre hareket etmeliler.

Ülkenin genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hesap oldukça basit aslında 1 ekmek üretiyorsanız sizin refah seviyeniz 1 ekmekdir, 2 tane üretiyorsanız birini satar gerisiyle zeytin-peynir alırsınız, 1000 ekmek üretirseniz sattıklarınızla televizyon, araba alırsınız. Kişilerin, ailelerin, şehirlerin, ülkelerin refah düzeyi eşittir üretip sattıklarıdır ki buna biz diyoruz ki gayri milli safi hasıla. Sizin gayri milli safi hasılanız katma değeri yüksek ürünleri sattığınız zaman yükselir, refah seviyeniz artar.  10 milyar dolarlık at nalı ürettik, yok semer ürettik yok. Bu meslekler kalkıyor artık bugün teknoloji var, onu üret! Birçok araba markası var segmente göre, modeline göre değişir fiyatı ama direksiyonu aynı temel mekanizmadadır. Bizim o direksiyonu yeniden keşfetmemiz mümkün değil. Ancak geliştiriyor olmamız gerekiyor. Çok ve katma değeri yüksek ürün üretmek zorundayız. Yurt dışı için mal üretirken o malda %98 ham madde var ise çok bir anlamı olmaz, %50’si ham madde ise kazanç var demektir. Bugün devlet teşvikleri takdir edilecek durumda bunu değerlendirmek lazım

Bu noktada geçtiğimiz günlerde kamuoyuna da lanse edilen RUMELİSİAD Girişim A.Ş. için neler düşünüyorsunuz?

Yola çıkış stratejileriyle ve uygulanış biçimiyle çok doğru bulduğum ve bizzat da ortak olarak desteklediğim bir oluşum diyebilirim. Girişim A.Ş. ile bizler bir araya gelelim tecrübemizi, heyecanımızı, sermayemizi toplayalım bir sinerji yaratalım istedik. Yani 2X2 eşittir 4 olmasın 8 olsun istedik. Pek çok AR-GE ve inovasyon projesi var gündemde ben iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Hem Bursa’daki hem de ilerleyen zamanlarda tüm Türkiye’nin sanayicilerinin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma gelecek bir proje olarak görüyorum.

Sizce Rumelili olmak iş hayatında insana ne katıyor? Rumeli insanında neler ön plandadır?

Ailem 93 harbinde gelmiş Türkiye’ye dolayısıyla o ortamda büyümediğimiz için Balkanlara aidiyet duygusu çok daha sonra gelişti bizde. Ama bugünün Türkiye’sine baktığınızda Rumeli kökenli sanayicilerin başarılarını rahatlıkla görebilirsiniz ki bence en önemli ortak özellikleri başarılı olmaları. Düşünün ki savaş sırasında hiçbir şeyinizi almadan kalkıp gelmişsiniz, ayakta kalmak ve yaşamak için çalışmak dışında yapacak bir şeyiniz yok. O yüzdendir ki bu denli çalışkandırlar. Heyecanı paylaşma ve o topluma aidiyet size başka bir duygu katıyor. Ayrıcalık demiyorum ama çok güzel duygular katıyor insana. Yıllarca kendileriyle barışık yaşamış bir toplumdan bahsediyoruz o yüzden de hem kendilerine hem de çevrelerine barış ve huzur getirirler. Ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki titizdirler. Örneğin İznik’te Boşnak mahallesinde yaşıyoruz her biri sadece kendi yaşam alanını değil çevreyi de temiz tutma peşindedir.

Para yönetimi ile ilgili bu kadar haşır neşir biri olarak kendi ekonominizi yönetme konusunda da usta mısınız?

Bizim işimiz riskleri olan bir alan değildir, benim 2017 yılındaki kazancım ocak ayında %95 bellidir, giderim bellidir o yüzden de sıkıntı yaşanmıyor. Bir de burada kalabalık bir ekibiz ve hepimiz ekmek yiyoruz buradan onlara karşı olan sorumluluğumu da asla unutmam. Bundan sonrası daha fazla para kazanma meselesi değil. Diğer yandan zaten bizim işimizde daha fazla işi yapıp daha fazla kazanmak da mümkün değildir. Büyümeye kalkarsan ekibi de büyütürsün, giderini de büyütürsün. O yüzden sakin sakin gitmek ve her zaman söylediğim gibi işi yaparken hem öğrenerek hem de öğreterek ilerlemek gerekir.

SEDAT ATKIN

Faaliyet Alanları